20110331

cea mai fericita fata din lume

CEA MAI FERICITA FATA DIN LUME -
Kapağın altından çıkan piyango ile kurulan hayallerin engeller karşısındaki ani freni, birnevi rok. Bantın altında açmaya çalıştığı gözüyle siyaha bulanan buluğ düşlerine ikinci el ümitler sunuyor dünyanın en mutlu babası, dünyanın en şanssız kızına. Haddini aşan takip mesafesiyle elindekini senden alıyor peşindeki gerçek hayat!

20110313

drommen

DROMMEN -
Şeytanın yüzünden düşen bin parça, meleğin ağzından damlayan balla eriyor. Ummadık taş baş yararken, daimi inanç kılı kırk yarıyor.

20110309

anche libero va bene

ANCHE LIBERO VA BENE -
Bir libero gibi kendi kale çizgisinden çıkardığı mühim topu rakibin boş kalesine gönderemeyen beceriksiz forvette aklım. Bir gün mutlaka o ağlar yırtılacak, gelişi güzel yaşanılacak gol sevinçleri.

20110307

life during wartime

LIFE DURING WARTIME -
Kirpiklerinin sayısını merak ettiğinde, onları saymak için gözlerini kapatmaman gerektiğini öğretir sana ayna. Aynanın önünden çekilip sırtında olup bitene göz attığında ise sayısından kurtulamazsın insanların. Her birinde iki göz ve gördükleriyle, görülmedik şey bırakmazlar sana. Tamam sen kazandın öbür dünya.

20110305

another year

ANOTHER YEAR -
Omzunda biten gözyaşı ağacının gölgesinde, gediğine yuvarlanan iri taşlar... Bilmem belki de hepsine yer vardır içinde acıtmak için.

20110223

seul contre tous

SEUL CONTRE TOUS -
Henüz var olmayan yeni acılar için biribirinizi hemen öldürün. Bakın bu sefer hiç acımayacak.

20110222

20110221

jaffa

JAFFA -
Hüznü kolaçan edip tedbirlerinden kurtulduğunda belirecek iki dağın arasında güneş. Bir daha hiç bulut bulmayacaksın sabah uyandığında, inan. Tek korkun aldığın nefesi nereye vereceğin olacak ve sen buna hazırlıksız yakalanacaksın.

el ultimo verano de la boyita

EL ULTIMO VERANO DE LA BOYITA -
Yalpalayan cins dilemması, ipini koparan kaderin elinde, ulvi bir sınavın eşiğine göz kırpmış. Altında yatanı, üstünü örtenle yer değiştirdiğinde anlaşılmış tüm gerçekler. Daha önce yapılmış bir numaraymış bu ve bütün hile çoktan anlaşılmış.

20110217

elling

ELLING -
Bir dizeden diğerine geçerken şair de düşer. Dizeler merhem, acıdığında dizi, şair anlar . . .

20110214

püh a tõnu kiusamine

PÜH A TONU KIUSAMINE -
Takdim edilen kaderin yanında, sus pus, bir gölge gibi durduk. Bu boş kadehi keder verici dünyaya kaldırıyorum.

20110213

uncle boonmee who can recall his past lives

UNCLE BOONMEE WHO CAN RECALL HIS PAST LIVES -
Bellek virtüözü ana rahminden alımlı bir bisle geri dönüyor. Ardında bıraktığı henüz yaşamadığı hayatının yansıması. Bizi kandırırken görünür görsel; suya dokunan gerçeklik payı sayesinde, kendinen oluyor hayaletler.

20110211

boy

BOY -
Geçiçi dövmenin senden vazgeçmesi gibi potansiyelliğini yitiren düş düşkünlüğün. Gel de ayıkla şimdi pirincin taşını, çık çıkabilirsen çocukluğun içinden.

20110202

festen

FESTEN -
- Beğendin mi yaptığını dogma?
- Herkes canlı ve yaşıyor.

20110118

la posesion

LA POSESION -
İnsanın yarattığını tanrı kül ediyor. Bandından taşan yaralar, sevimsiz aklın hünerli ellerinde pıhtılaşıyor. Şansımız yaver gitmez, kadere bel bağlamadığımız sürece tanrıyı arayacağız.

20110113

camino

CAMINO -
Cennet güzellemeleri tek bir ağızdan avaza yakın davetkar bir hitapla alaşağı eder seni. Ayakta alkış, oyunun bittiğini fısıldayan perdenin kapalı haline denk gelir ve yüzündeki gülümseme; memnunluk raddesinden uzak, sır saklama kutusunun içindedir.

jack goes boating

JACK GOES BOATING -
Yitik denge, gövde gösterisine mağdur kaldığından beri, bütün uzay yolculuklarında irtifa kaybediyor. Elini kalbin altına koymaya gönlü olmayanlarla örülü bir duvar toslanan; göz kapakları işe yaradığında, siyahtan beyaza giden bir yelpaze bulanılan. Duramaz ki daimi diyalektik dürtü!

20110112

i am love

I AM LOVE -
Sırtındaki yüke masaj yaptıran insanoğlu, yükünün hafiflediği yerde yakalanıyor cesaretine. Dillerinin ucunda akıllarına gelmeyen. Bir yerlerden tanıdık gelen, öyle dünyaya geldiklerini öne sürerek, çıplaklığı ileri sürüyor insanoğlu ve de haklı çıkıyor. Yerle biriz, biz diriyiz.

20110111

les diables

LES DIABLES -
Üstüne oturup ayaklarınla ittiremediğin hayatını bir salıncağın üstünde varoluşsal salınımla gerçekleştir Chloe. Arkandan seni ittirip hızlanman için kimseye ihtiyacın yok. Yer değiştirmeden gittiğin ve döndüğün yer hep aynı olsa da; manzaran da hep aynı, sonsuz gökyüzü.

20110110

harlig ar jorden

HARLING AR JORDEN -
Balkonumdan yağmaladığım pastel boyalarından nasibini alan çizgisiz kağıtlara gelişi güzel bir yaşama alanı çizdim. Rastgele konumlandırdığım insanlara değişebilen görevler biçtim. Her birinin adı var ve başladığı gibi de sonu. Balkonuma yeniden çıkıp, gerili kağıtlarınızın üstüne kendimi yağmalıyorum, payınıza düşüyorum.